Doğu Rodop Dağları'nın yemyeşil yamaçlarında, Stremtsi köyünün hemen yakınında, Avrupa’nın en etkileyici arkeolojik hazinelerinden biri gizleniyor: Eski çağlara uzanan, halk arasında “İnkler Mağarası” olarak bilinen “Strem Labirenti” altın madenleri.
Burası, sıradan bir mağara değil. Burası kilometrelerce uzanan, kat kat yer altı galerilerinden oluşan karmaşık bir madencilik sistemi. Bazı tüneller yüksek ve geniş ve insanlar rahatlıkla yürüyebiliyor. O geçitler ve yollardan dolayı , bu eşsiz yapıya “labirent” adı verilmiştir.
1980’li yıllara kadar, burası Traklara ait kutsal bir alan, ya da kral mezarı sanılıyordu. Ancak detaylı arkeolojik çalışmalar, gerçeği ortaya çıkardı: Burası antik dönemlerde altın çıkarılan bir maden ocağıydı. Bu araştırma, Rodoplar’ın binlerce yıllık madencilik geçmişine ışık tutuyor.
Girişler, yatay galerilerle başlayıp, sert kaya içine oyulmuş dikey kuyulara bağlanıyor. Bu kuyulardan altın cevheri yukarı taşınıyordu. Kayalarda hâlâ makaraların yerleştirildiği boşluklar ve tünellere hava akışını sağlayan havalandırma delikleri görülebiliyor.
En dikkat çekici izlerden biri de , altın cevherinin yıkanarak ayrıştırıldığı antik yöntemlerin kalıntıları. Binlerce yıl önce bu taş galerilerde yoğun bir çalışma vardı – ve bu izler, o dönemlerin sessiz tanıkları olarak hâlâ yerinde duruyor.
Bazı uzmanlara göre bu madenler, Roma döneminden bile daha eski olabilir. Eğer bu doğruysa, Strem Labirenti sadece Bulgaristan’ın değil, Avrupa’nın da en eski altın madenlerinden biri olabilir.
Bir yanıt yazın